.       
     

 

Malatya-Arguvan

ÇAVUŞ KÖYÜ

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği

çavuş köyü    
  

 

 

YUSUF ERCAN

 

 

 

   

1921 Yılının mayıs ayında Arguvan’a bağlı Çavuş köyünde dünyaya gelmiştir. Fakat nüfusa kaydı 1926 olarak geçmiştir. Yaşamı, köy hayatının gereği olarak yedi yaşında kuzu otlatmakla başlamıştır.

    Öğrenim hayatına 1932 yılında Malatya Sıtma Pınarı ilkokulunda başladı, ancak ailesinin köye dönüş kararı yüzünden iki yıl okumuştur. Çavuş köyünde o yıllarda (1934) ilkokul yoktur. Köylüler kendi aralarında civar köyden okur yazar olan birini hoca olarak tutarlar. Her hafta bir komşunun müsait olan bir odasında çocuklarının eğitim almasını sağlarlar. Fakat bu hocanın gayri resmi olması nedeniyle köye gelen bir ilköğretim müfettişi tarafından men edilir. Hoca da köyü terk eder. 1940 Yılında hükümet ve köylünün işbirliği ile Çavuş köyüne ilkokul yapılır. Ancak bu arada Yusuf ERCAN’ nın öğrenim yaşı da geçmiş olur. Bunun üzerine öğrenim hayatı sadece okur yazar olarak yarım kalmıştır. Ancak o her fırsatta eline geçen kitap, dergi, şiir, vs. okuyarak kendini yetiştirmiştir.

    Onbeş yaşında çiftçiliğe başlamıştır. Yirmidokuz yaşlarında yapı ustalığı yapar. Otuzdokuz yaşından ellibeş yaşına kadar marangoz ustalığı yapar. 1959 Yılında köyünden ayrılan Yusuf ERCAN 14 yıl Malatya merkezde kalmıştır. 1973 Yılında İskenderun’ a taşınır ve 16 yıl İskenderun’da kalır, daha sonra eşinin hastalanması üzerine İstanbul’a taşınır.

    1991 Yılında eşini kaybeden Yusuf ERCAN ellibeş yaşındayken şiir yazmaya başlamıştır. üç adet şiir kitabı yayımlanmıştır. İlki "Cennet gü lleri" ikincisi "Kadıoğlunun ayak izleri" son yayımlanan kitabı ise "Düşüncemin harmanı" dır. Üç adet de hazırlanmış ancak basılmayı bekleyen kitabı vardır. Dördüncü kitabınıda yazmaya devam etmektedir. O küçücük odasında daktilosunun başında şiir ve anılarını ömrü vefa ettiği sürece yazmaya devam edeceğe benziyor. Şu an sekseniki yaşına girmiş bulunmaktadır. Altı çocuk babasıdır. Dünyanın çilesini de gereği kadar çekmiştir.  Sağlık durumu şu an iyidir.

    Şiirlerinin konusu çok çeşitlidir. Hem hayatın serüveni hem de tüm insanlık alemine uygun temalar mevcuttur. Bunun yanında kitaplarında şiirlerinin yanında görüş ve düşüncelerini yansıtan yazılar da mevcuttur.

    Yazımızı onun  şu sözüyle bitirmek istiyorum. "İyinin iyiliğini kötünün de kötülüğünü yazmak hata ise? Ben bu hatayı her zaman yapmışımdır. " Son kitabı "Düşüncemin Harmanı" yayımlanmış bulunmaktadır. İsteyenler 0216 576 31 57 nolu telefondan bilgi alabilirler.

           ŞAİR  YUSUF ERCAN (KADIOĞLU) ‘dan   ŞİİRLER

GURBET VE ACI

Çavuş derler köyümüze
Kadı derler soyumuza
Gurbet düştü payımıza
Çekedur kahrın diyorlar

Nüfusumuz artar oldu
Yirmi dönüm tarlam kaldı
Ben sattım akrabam aldı
Göç buradan git diyorlar

Malatya’da mesken tuttum
Köyde neyim varsa sattım
Islak nemli yerde yattım
Bunlar hep ölür diyorlar

Eşim ile çok çalıştık
Fakirliğe de alıştık
Dostlara akıl danıştık
Sonu iyi olur diyorlar

Harabe bir dükkan aldım
Aklımca marangoz oldum
Üç dört yıl içinde kaldım
Dükkanın yandı diyorlar

Bir yığıncık kömür kaldı
Eşten dosttan yardım geldi
Allah verdi ateş aldı
Sabretmek lazım diyorlar

Kardeşlerim benden Kaçtı
Başka yerlerde çalıştı
Zannettiler Yusuf şaştı
Sonu ne olur diyorlar

 

 

 

 

 

 

 ANKNARA

Türk’ün kalesisin güzel Ankara
Düşman el süremez böyle diyara
Vücudumu eyleseler bin pare
Ata yadigarı vermem Ankara

Kalbin gibi orta yere oturmuş
Her diyardan temsilciler getirmiş
Tüm müşkülü Atam sende bitirmiş
Besmelesiz sana girmem Ankara

Adın büyük böyle büyük kalacak
Sonsuza dek böyle Türk’ün olacak
Tüm vatanım senden emir alacak
Atanın yattığı mekan Ankara

Yusuf derki Atam sende yatıyor
Başında Mehmetçik nöbet tutuyor
Tüm Dünyanın kalbi sende atıyor
Saygısızca sana vurmam Ankara

MALATYA GÜZELİ

Büyümüş gelin olmuşsun
Şu Malatya’nın  güzeli
Sanki hurilerden kalmış
Şu Malatya’nın  güzeli

Boyu selvi dalı gibi
Saçlar ipek teli gibi
Has bahçenin gülü gibi
Şu Malatya’nın  güzeli

Kaşlar gözler sürmeli
Çıkıp yoluna durmalı
Gönül bağına girmeli
Şu Malatya’nın  güzeli

Yolu geçmiş Bey dağından
Yemiş yağından balından
Kaysı toplamış dalından
Şu Malatya’nın  güzeli

Adını sordum Süheyla
Mecnun görse derki Leyla
Yusuf Ercan işte böyle
Şu Malatya’nın  güzeli

             

 

 
 
  '  '