.       
     

 

Malatya-Arguvan

ÇAVUŞ KÖYÜ

Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği

   
  

 

KÖYÜMÜZ ÇAVUŞ

Köymüz hakkında bilgiler çeşitli olup bunların tamamını bir bütün olarak değerlendirmek lazımdır.

Köyümüzün adıyla ilgili bazı bilgiler

Çavuş : Türçe kökenli bir sözcüktür. Kaşkarlı mahmut’un  yapıtlarında; savaşta safları düzelten ve askeri zulüm etmeğe bırakmayan kimse olarak tanımlamıştır. Çavuş’lu kökeni olabilecek sözcükler ve anlamları şöyledir.

  1. Çaw    : Şöhret, şan, ses

  2. Çawju : Dalı, meyvesi, kırmızı bir ağaçtır.

  3. Çuvaş  : Orta Asya kökenli etnik bir grup

Bu sçzcüklerden köyün adının Çawşu’nun Çavuş’a dönmesi neticesinde algılanmış ve böylece de benimsenmiş olduğunu düşünebiliriz.

Çavuş, Memluklular döneminden kalma bir köydür. Tarihlerde Çavuşlu olarak kayıtlarda gözükmektedir.

1520’de 14 hane + 4 mücerred + 1 imam = 19 vergi nüfuslu,

1530’da 13 hane + 4 mücerred + 1 imam = 18 vergi nüfuslu,

1547’de 8 hane + 3 mücerred = 11 vergi nüfusu olan köy, Arguvan nahiyesindedir.

(Mücerred : Evlenmemiş yalnız tek demektir.)

Çavuş köyü 1560’da 24 + 12 mücerred = 36 vergi nüfusuna yükselmiştir.

Doğrudan padişah payı olan köy vergilerinin toplamı 4.899 akçadır. Buğday, arpa, darı tarımıyla uğraşan Çavuşlular, 40 kovanlık arıcılık, 200 koyun-keçi ve küçükbaş hayvan beslemektedirler.Tahıl ürünü vergilerinin yarısı, Malatya’da Cami-i Kebir’in vakfının payıdır. 

1560 Yılı Çavuş Köyü Vergi Nufusu Ad Listesi  

         ADI                                                       BABA ADI              

Seydi Ahmet

Seydi

Maksud

Seydi

Ali

Seydi

Maksud

Sevindik

İsrail

Sevindik

İsmail

Sevindik

Hüseyin

Asayiş

Ali

Asayiş

Kulu

Asayiş

Abdürrezzak

Hüseyin

Tanrıverdi

İbrahim

Allahverdi

Tanrıverdi

Hüdaverdi

Tanrıverdi

Şah Veli

Şah Veli

Emir

Mansur

Sultan Hoca

Kulu

Mehmet

Şah Ali

İsmail

Cebrail

Kaygusuz

Ahmet

Süleyman

Ahmet

Gündoğmuş

Aydoğmuş

Ahmet

Ahmet

Piri

Ahmet

Yol Kulu

Ahmet

Ahmet

Himmet

Süleyman

Veli

Cafer

Veli

Ali

Süleyman

Veli

Süleyman

Bahşayış

Durak

Himmet

Durak

Seydi

İsmail

Çalabverdi

İsmail

Kanludoğmuş

Mehmet

Hızır

Mihman

Emir Ali

Seydi Ahmet

 

Bir zamanlar Çavuş deresinde 5 adet su değirmenin hiç susmadan döndüğü o değirmenlerde dostlukların kurulduğu kültürümüzün paylaşıldığı türkülerin yakıldığı günler çok değil yaşı otuzun üzerinde her Arguvan’lının hatıralarında olan bir köydür Çavuş

Günümüz bakarsak artık Çavuş deresinin kuruduğu artık değirmenlerin viran olduğu köyde on onbeş yaşlı atalarımızın yaşadığı bir köy kalmış geriye. 

KÖYÜMÜZÜN TARİHÇESİ 

Köyümüz, Arguvan ilçesinin 7 km kuzeybatısında bulunan eski yerleşim yerindedir. 1560 Tarihinde 36 vergi veren erkek nüfusu bulunmaktadır. Bu nüfus yanlızca askerlik çağı ve üzerinde bulunan erkek nüfusudur. Kadın ve çocuk nüfusu bunun dışındadır. 1560 Tarihinde sınırları bir tarafı çay ve çay yatağına yakın kurulan köyün yeşili bol, yeterli suya sahip bulunmaktadır.  

  Köyümüze daha sonraları Eymir köyünden göç ederek Karaveli yerleşir. Divriği’den Eymir köyüne, oradan da Çavuş köyüne gelen Divriği kadısı Mehmet Naim önceden akrabası olan Karaveli’ye komşu olur. Daha sonraları Hekimhan’ın Köylüköyünden Külpeşler kabilesi, Engizek köyünden Bozkurtlar kabilesi Çavuş köyüne yerleşmiş kabilelerdir.  1894-1895 Tarihinde 140 nüfusu bulunan köyün 2000 yılı genel nüfus sayımına göre 130 nüfusu bulunmaktadır. Arazi ve geçim kaynaklarının yetersizliği köyün sürekli dışarıya göç vermesine neden olmuştur. 

  Böylece köy, 5 kabile  olarak günümüze kadar gelmiştir. Hane sayısı olarak 1935 yıllarında 40 hane, 1960 yıllarında da 80 hane olmuştur. Şimdi ise köyümüz 50-60 hane civarındadır.  

Köyün “Çavuş” ismini alması ;  

Bir rivayete göre;Köyden askere gidenlerin büyük çoğunluğunun "Çavuş" rütbesi ile görev yapması dolayısı ile köyde kullanılan isimlerin sonuna çavuş kelimesinin eklenmesi zamanla çavuşların köyü anlamına gelen bu adı "Çavuş" almıştır. 

Diğer bir rivayete göre ise; Askere gidenlerin büyük bir kısmının geri dönmediği o günün koşullarında askerlik çağına gelenler askere gitmek istemezlermiş. Askerliğini tamamlayıp köye dönenler, askerlik çağına gelenleri ikna edip askeri birliğe kendileri teslim ederlermiş.  Bu nedenle Çavuş adını almıştır. 

  Her iki rivayette de anlaşıldığı kadarı ile köyümüze bu ismin verilmesinde tarihinde bir çok büyük savaşlar geçiren ülkemizin şanlı ordusunun bir rütbesi neden olmuştur. Geçmişten günümüze köyün adı “ÇAVUŞ” ismi ile anılır olmuş. Günümüze kadar da Çavuş köyünün adı değiştirilmemiştir.  

  Çavuş köyü, ilk nüfus kayıtları Elazığ Keban’da mevcuttur daha sonra Hekimhan’a bağlanmış Arguvan ilçe statüsünü alınca Arguvan’a bağlanmıştır.   

  Köyün civarlarında tarihi kalıntılarada rastlanılmaktadır. Köyün 2,5 km. güneydoğusunda “Hanyeri” denilen mevkide tarihi yapı kalıntıları mevcuttur. Burada bir hanın olduğu köyün ileri gelenlerince söylenmektedir. “Hanyeri” adını da buradan almıştır. Bu bölgede zaman zaman çanak çömlek ve duvar yapımında kullanılmış yapı kalıntıları bulunmaktadır. Hanyeri’nin 500 metre  doğusunda Sivri Tepesi denilen yerde de çanak çömlek ve yapı kalıntıları bulunmaktadır. Hatta bu tepenin yığma olduğu söylenmektedir. 

Kaynaklar: Arguvan Nüfus Md. Halil Yazgan

Arguvan Olgusu Dergisi.   

KÖYÜMÜZÜN EKONOMİK YAPISI 

Çavuş Köyünün ekonomik yapısı geçmişten günümüze tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Köylü ekonomik olarak tarımda ve hayvancılıkta çok gelişmiş bir yapıya sahip değildir.  
 
  Tarım yapılabilecek çok geniş  arazisi olmadığından sadece kendi ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla az miktarda tarım yapılmaktadır. Bunlar genellikle buğday, nohut, mercimek, arpa vb. olmaktadır. Yatırıma yönelik ekonomik yapıya sahip değildir.  
 
  Köyün ekonomisini geçmişten günümüze şöyle sıralayabiliriz. Köyün ilk kuruluş yıllarında ilkel tarım aletleriyle tarım yapan köylü, ürettiği ürünü öğütmek için değirmencilik de yapmaktaydı. Köyde kabilelere ait beş adet su değirmeni vardı. Köyümüzde hiçbir değirmen şahsa ait değildi. Bu da kollektif çalışmanın güzel bir örneğidir aynı zamanda. Gelirleri ortaklara pay edilen değirmenler artık hem susuzluktan hemde teknolojiye yenik düşmekten çalışmamaktadır.  


  Köyde tarımla birlikte hayvancılık alanında; yine köylünün kendi ihtiyacını karşılamasına dönük olarak önceleri koyun, keçi, sığır hayvancılığı yapılırken, bugün artık sadece büyükbaş hayvancılığı yapılmaktadır. 1970’li yıllardan önce yaylacılık yapılırken, daha sonraları köylülüğün kısmi olarak tasviye edilmeye başlanması şehirlere doğru göçün hızla artmasına neden olmuştur. Dolayısıyla göçle birlikte köyde insan ve emek gücü azaldı. Bu da köy ekonomisini tarım ve hayvancılıkta sona ermesine neden oldu. Şimdi ise ekonomik anlamda sadece kayısı üretimi yapılmaktadır.  


  Köyün sulanabilen arazisi çok azdır. Bunun nedeni de sulama kaynaklarımızın az olmasıdır. Yaklaşık 2500 dönümlük sulu arazisi bulunmaktadır. Sulu arazinin büyük bir kısmı kayısı bahçesidir. Köyün arazisinin sulama kanalı sadece Kuşu Boğazı denilen yerden Avşar Çayından alınmaktadır. Buradan gelen suyun da yetersiz kalması üzerine 2003’ten itibaren dere yatagına yapılan artezyenle su pompalanmasına başlanmıştır. 

  Yaz mevsiminde suların azalması nedeniyle çoğu zaman sulamada yetersiz kalındığından, bu da köylüyü tek geçim kaynağı olan kayısı ağaçlarının kuruması kaygısı ile karşı karşıya bırakmaktadır. Bunun en canlı örneği; köyün güneyinde bulunan ve adına “dalhançer” denilen bölgede özellikle kadılar kabilesine ait 40-50 yıllık kayısı bahçeleri susuzluğa yenik düşerek yok olmuştur.  


  Köyün içme suyu 1,5 km. kuzeydoğusundan getirilerek evlere dağıtılmaktadır. İçme suyu 1995 yılına kadar köyün üç yerinde çeşme olarak akmaktayken 1995’te bir depo ile evlere taksim edilmiştir. Ancak sulama suyunda olduğu gibi içme suyunda da özellikle yazın sıkıntı yaşanmaktadır. Bunun nedenlerinden birisi içme suyunun ücretsiz olmasından dolayı sulama suyu olarak kullanılması. Diğer nedeni ise yazın artan köy nüfusuyla birlikte artan su ihtiyacı olarak görülse de asıl sorun içme suyunun yetersizliğidir. Bunun da çaresi mevcuttur. 
 

KÖYÜMÜZÜN COĞRAFİ YAPISI 

Çavuş köyü, Arguvan ilçesinin 6 km. kuzeybatısında bulunmaktadır. Köyün güneydoğusunda Arguvan ilçesi, batısında Çevreli(Musu) köyü, güneybatısında Armutlu (Kuşu) köyü, kuzeyinde Bozan ve Akören köyleri, güneyinde ise Güveçli (Maman) köyleri bulunmaktadır. 

  Çavuş köyü çok engebeli bir arazi üzerinde kurulmuştur. Dört tarafı tepelerle çevrilidir. Bunlar; güneydoğusunda Kuvurma Tepesi, güneyinde Veli Tepesi, kuzeybatısında Kıratlı Tepesi ve kuzeyindeki Küçük Tepedir. Köyün batısı bir boğaz ile Taşlıyazı denilen bir meraya açılmaktadır.   

  Köyün akarsuları; doğusunda bulunan Uludere ile kuzeyinde bulunan Avşar Çayı’dır. Köyün içinden ise küçük bir dere geçmektedir. Eskiden köyde hiç su sıkıntısı çekilmezken, bugün köyü besleyen akarsular etrafındaki köylerin ağaçlandırma ve sulama sistemlerinin gelişmesinden dolayı yaz mevsiminde dere yataklarında neredeyse hiç su kalmamaktadır.  

  Köyün bitki örtüsü; Diğer köylerimizde olduğu gibi Çavuş Köyü de bir orman köyü değildir. Ancak; aralıklı da olsa meşe ağaçlarına rastlanılmaktadır. Köy civarı, başta kayısı olmak üzere meyve ağaçlarıyla çevrilidir. Son yıllarda kayısı üretiminin gelişmesi, köyde sulanabilen arazilerde kayısı yetiştirilmesine neden olmuştur. Bu durum köyümüze hem gelir kaynağı, hem de ayrı bir doğal güzellik katmıştır. Köyün doğusunda bulunan Uludere kıyı boyu selvi ağaçları, söğüt, kayısı ve diğer meyve ağaçları ile süslüdür. 

KÖYÜMÜZÜN EĞİTİM VE KÜLTÜRÜ 

Köyde telefon santralı, elektrik, sağlıkevi, ve ilkokul bulunmaktadır. Köyün ilkokulu köylünün de yardımı ile 1956 yılında açılmıştır.


  1968-1974 yıllarında yaklaşık 100 ile 110 civarında öğrencisi olan ilkokul şimdi öğrenci yetersizliğinden kapatılmıştır. Okul binası artık telefon santral binası olarak hizmet vermektedir. Köyün okuma-yazma oranı yaklaşık %97’dir. Genel olarak her ailede yüksek tahsil yapmış bireyler mevcuttur.  

  Ayrıca (Siyasetçi, bürokrat, doktor, mühendis, işletmeci, öğretmen vs.) çok sayıda ülkemize faydalı bireyler yetiştirmiştir. Arguvan ilçesinde yükseköğretim okulu bulunmadığından köylüler, çocuklarının orta ve yüksek tahsilini yaptırabilmek ve daha iyi öğrenim olanakları sağlayabilmek için 1959 ve 1960 yıllarında şehirlere göç etmeye başladılar.

  Bir yandan çocuklarının tahsili için göç eden köylü, diğer yandan tahsilini yapan ve memur hayatına atılan köy insanları şehirlere yerleşmeye başladılar. Köydeki ekonomik şartların yetersizliği de beraberinde, şehirlere göçü doğurdu. Köyün nüfusu  1980’ de 275, 1985’de 215, 1990’da 157 iken şimdi ise 80 civarındadır. Kış mevsiminde bu sayı daha da azalmaktadır.

  Nüfusun çoğunluğu İstanbul’da yaşamaktadır. Bugün İstanbul’da Çavuş köyünden 160 hane bulunmaktadır. Hatay, İskenderun, Mersin, Malatya, Ankara ve yurdun çeşitli şehirlerinde yaşamakta olan aileler de vardır.
 
  Köyün 1 km. kuzeyinde Kıratlı isminde bir ziyaret yeri bulunmaktadır. Bu ziyaret bir armut ağacı olup etrafı taşlarla çevrilidir. Köyün 1.5 km. doğusunda Payamlı adında bir ziyaret yeri daha bulunmaktadır. Bu ziyaretlere adaklar adanır, kurbanlar kesilir, dilekler dilenerek  ipler bağlanır. Ayrıca  köylüler, Hekimhan ilçesinin Balıklaya köyünde bulunan (Papuç, Karadirek ve Vayloğ Dede türbesi) ziyaretlerine de giderler.

  Gelenek ve görenekler; Köyde 1975’li yıllara kadar kış aylarında cemler yapılırdı, her kabilenin ayrı ayrı cemleri olurdu. Daha sonraları bu ibadet yapılamaz hale gelmiştir. Bunun en büyük nedenlerinden biri, köyden kente göç ile beraber köy nüfusunun azalması, beraberinde iki farklı kültür oluşması ve aralarındaki bağın kopmasıdır. Daha çok kırsal kesime üzgü bu ibadetin şehirlerde uygulanmasının zorluğudur. Diğer yandan ise dedelik kurumunun kendini yenileyememesi ve insanlar üzerindeki otoritesini kaybetmesidir diyebiliriz.

  Bunların yanı sıra halen yaklaşık üç gün süren köy düğünleri, bayram ziyaretleri, kış eğlenceleri vb. gibi köyümüzün kültürel ve geleneksel yaşam tarzı da erozyona uğramıştır. 

ARGUVAN ALEVİLERİNİN KÖKENİ
Kaynak : Hamza AKSÜT (Araştırmacı - Yazar )
 

Bu makale Araştırmacı yazar Sayın Hamza Aksüt’e ayit olup /YOL Dergisininde yayınlanmıştır.
           
Türkü makamıyla ünlü Arguvan, Anadolu Alevilerinin önemli tarihsel yurtlarındandır. Arguvan’ın kaynaklarda rastlanan ilk adı Argaous’tur. Argaous, ilkçağda Malatya yakınlarındaki bir kentti. (1) Sözcüğün kökü Arga’dır ve bu durumuyla Akçadağ’ın eski adı olan Arga ile adaştır. Argaous’un sonundaki ‘ous’ eki Helenleşme döneminde eklenmiştir ve ‘li’ ekinin karşılığıdır. Arga’nın Luwi dilindeki anlamları, ‘yukarı’ ve ‘sınır’dır. Eski Anadolu dillerindeki anlamı ise ‘ışıldayan’dır. ( 2 )
Yama dağlarının bir bölümü olan Göl dağları ile Fırat ırmağı arasındaki yörede yurt tutan Arguvanlılar, Anadolu Aleviliğinin oluştuğu yer olan Kuzey Mezopotamya, bir başka adıyla El-Cezire kökenlidir. ( El-Cezire, güneyi Tikrit kenti olmak üzere Fırat ve Dicle arasında kalan ve Diyarbakır’a kadar uzanan coğrafya parçasının adıdır.) Bu yazının konusu bu belirlemenin ayrıntılarıdır.
Yöredeki halkın bir bölümü, El Cezire yöresinden geldiğini unutmamıştır. Örneğin; İsaköy halkının bir bölümü Urfa’nın Viranşehir yöresinden geldiklerini söylemektedir. Aynı köydeki Telli-Ören adındaki bir sülale ise Kerkük kökenli olduğunu unutmamıştır. Kızıklılar ise Kuzey Irak’tan geldiklerini söylemektedir. Günümüzde Hekimhan topraklarında yer alan ve Arguvan köylerine çok yakın olan Güvenç köyü halkı da Urfa’nın Akçakale yöresinden geldiğini söylemektedir. Doğal olarak; Arguvan’ın tüm köylerinin halkının yedi yüzyıl önceki ilk yurtlarını unutmamasını bekleyemeyiz. bize düşen; geçmişten günümüze, yöredeki köylerle El-Cezire yöresindeki köy ve ekinlik adlarını karşılaştırarak daha güvenilir bilgiler elde etmeyi denemektir. Arguvan’ın köyleriyle ilgili en eski belgeler on altıncı yüzyıla aittir. Sözü edilen yüzyılda şimdiki Arguvan kasabası 19-84 haneli bir köydü (3). Arguvan nahiyesi ise, Fırat ırmağından Hekimhan kasabasının ( Hekimhan mezra idi, yani Hekimhan’da kimse yaşamıyordu. ) doğusundaki Bağırsak deresine kadar olan yörenin adıydı. İşte bu yöredeki yerleşimler ve ekinlikleri El-Cezire yöresinde aramayı denemek gerekirse:
1- Çavuş: Mardin’in güneybatısında yer alan Çavuş köyünün adını taşımaktadır. (29) On altıncı yüzyılda Arguvan-Çavuş köyü Çavuşlu olarak kaydedilmiştir.
2- Bozan: On sekizinci yüzyılda yaşamış olan halk ozanı Şah Sultan’ın türbesiyle ünlü olan Bozan köyünün Alevi toplulukların ilk yurdundaki adaşı, yukarıda belirttiğimiz gibi Mardin’in güneybatısındaydı. (27) Arguvan’ın Bozan köyü on altıncı yüzyılda 4-9 haneliydi. (28)
3- Eymür: Ünlü Türkmen boyunun adını taşıyan Eymür’ün, Alevi toplulukların ilk yurdunda ad verdiği yerler, Eymir, Eymirlü adlarını taşıyordu. (17) Baba İlyas da Eymür boyundandı ve İlyas obasındandı. (18) Arguvan’daki Eymür köyü, on altıncı yüzyılda çevrenin ortalama büyüklükteki köylerindendi. (19)
4- Kızık: Ünlü Türkmen boyu Kızık’ın adını taşıyan köy, Arguvan’ın kuzeyindedir. Köy, Halep Türkmenleri içindeki Kızık boyunca kurulmuş olmalıdır. Çünkü, Kızık adlı topluluğa yalnızca Halep Türkmenleri içinde rastlanmaktadır.(34) Kızıklılar Kuzey Irak kökenli olduklarını söylemektedir. (35)
5- Akviran: Arguvan’ın kuzeyinde yer alan Akviran, yaygın kullanılan adlardandır. On altıncı yüzyılda Çavuşlu köyü yakınlarında bir mezra olan Akviran’ın (24) adaşları, Alevi toplulukların ilk yurdunda bir çok yerde karşımıza çıkmaktadır. (25) Ancak, bunlardan dikkate almamız gereken Akviran, Mardin’in güneybatısındaki Çavuş, Bozan, Eymür yerleşimleriyle komşu olanıdır ki, (26) Arguvan’da da bu köyler komşudur.
6- Kuşu: Arguvan-Hekimhan karayolu üzerindeki Kuşu köyünün Alevi toplulukların ilk yurdundaki adaşının Kuşukend (30) olduğu söylenebilir. ‘Kend’ köy anlamındadır. Kuşu köyü on altıncı yüzyılda 5-14 neferanlı bir yerleşimdi. (31)
7- Musu: Akkoyunluların temel topluluklarından olan Musu’nun adını taşıyan köy, Arguvan’ın güneybatısındadır. Abdal Musa’nın obası olan Musu, Hacı Bektaş’ın obası olan Bektaş ile çok yakın kan bağı olan bir topluluktur. (32) Uzun Hasan’ın yanındaki derviş komutanlardan Sufi Halil-i Bektaş, Safeviler’deki Emir Beğ bu obadandı. (33)
8- Bayındır: Ünlü Türkmen boyunun adını taşıyan bu yer, Musu köyünün mezrasıydı. (10) Bayındır, Akkoyunlu devletinin başat boyuydu. Diyarbakır-Bismil kırsalında Dicle kenarındaki bir köy Bayındır adını taşıyordu. (11)
9- Avşar: Ünlü Türkmen boyunun adını taşıyan Avşar, Arguvan’ın Kuşu köyünün batısındaydı. On altıncı yüzyılda küçük bir köy olan Avşar’ın (20) halkı daha sonra Kuşu köyüne yerleşmiştir. Avşar köyünün bulunduğu yerden başlayan büyük bir dere günümüzde Avşar çayı adını taşımaktadır. Ayrıca; İsaköy halkının bir bölümü Avşar’dır.
10- Sarılar: Musu köyünün ekinliklerinden birisi Sarılar adını taşıyordu. (8) Sarılar, Çepni’nin bir obasıdır. Sarılar’ın yurdu, Urfa-Bozova’da ve Kuzey Irak’taydı. (9)
11- İsaköy: Arguvan’ın Fırat tarafında olan köyü, İsa adlı topluluk kurmuş olmalıdır. İsa topluluğunun ilk yurdu, Savur kazasında ve Bozova’daydı. (36) On altıncı yüzyılda İsaköy, 88-104 neferanlı büyük bir köydü. (37)
12- Ağuçen: Arguvan’ın Mineyik köyünde oturan dedeler Ağuçan ocağındandır. Ağuçan, Ağuçlu anlamındadır. Ocak, Urfa ve Mardin’in kuzeyinde uzanan Tektek sıradağlarından çıkan Aviç çayı (38) yöresinden ad almıştır.
13- Şeyh İbrahimli, Şıhlı: Merkezi Merzirme köyünde bulunan ocağın adı Şeyh İbrahim’dir. Arguvan’ın birkaç köyünde daha üyeleri olan ocağın kökeni, Viranşehir’deki İbrahimiyye Circip’i adlı çay ve Kızıltepe yakınlarındaki İbrahimiyye (39) köyüdür. Şeyh İbrahim, Viranşehir’deki Dede köyünde yaşayan Dede Garkın’ın halifelerindendir. (40)
14- Turuçlu: Arguvan’ın kuzeyinde yer alan bir mezradır. On altıncı yüzyıl kayıtlarına göre, Turuçlu, Nusaybin’in batısında, şimdiki Suriye-Türkiye sınırı boyunca uzanan nahiyenin adıydı. ( Nahiye terimi, idari bir birimi değil, coğrafi bir yöreyi ifade eder.) (4) Konumuz olan mezra, Atma aşireti köyleri yöresindedir. Atma aşiretinin kollarından birisi Turuçlu adını taşımaktadır ki bu ad kuşkusuz, Nusaybin’in batısındaki Turuçlu kökenlidir.
15- Küçek Hacılu: On altıncı yüzyılda Arguvan’ın güney tarafındaki nahiyenin ( yörenin ) adı Küçek Hacılu idi. (5) Kerkük’ün kuzeyinde ve Diyarbakır’ın batısındaki iki yöre Hacılı adını taşıyordu. (6) Ayrıca, El-Cezire yöresinde kışlayan kalabalık bir Hacılu topluluğu vardı. (7)
16- Uran/Ören: Arguvan’ın Fırat tarafında yer alan büyük köylerden olan İsaköy’deki sülalelerden üçü Ören adını taşımaktadır: Telliören, Kavakören, Vaysören. Ören/Uran Bozulus Türkmenleri içinde yer alan ve Diyarbakır kırsalında kışlayan bir Türkmen topluluğunun adıydı. (12) Ören, zenaatkarlıkla ilgili bir terimdir. Örneğin, Telliörenler, çalgı vb. yaparlar. Ören sülaleleri, Kekük’ten Tunceli’ye, oradan da İsaköy’e geldiklerini söylemektedir. (13)
17- Haydarlu: Arguvan’ın Fırat tarafında yer alan Haydarlı’da tahrir kayıtlarına göre bir zaviye vardı. 1560 kaydına göre zaviyede Tengiz Bördi’nin oğulları Hacı Buldık ve Ümmet dervişlik yapıyordu. (14) Haydarlı, Akkoyunluların önemli topluluklarındandı. (15) Haydarlı adlı köyler, Diyarbakır’ın doğusundaydı. (16)
18- Doyran: Arguvan’ın güneyinde yer alan Doyran köyü, Bozulus Türkmenleri içindeki Doyran obasının (21) adını taşımaktadır. Oba, Mardin yöresindeki Doyran’a da ad vermişti (22) Balıkesir’deki Alevi köylerden birisinin ad babası Doyran obası olmalıdır. On altıncı yüzyılda Arguvan’ın Toyran köyü, 10-18 haneliydi. (23)
19- Hacılar: Arguvan-Hekimhan yolu üzerindeki İğdir köyü yakınlarında bir köy olan Hacılar (41) günümüze ulaşmamıştır. Bayat boyunun obalarından olan Hacılar’ın çevrede kurduğu bir başka yerleşim, Hekimhan’ın Hacılar köyüdür.
20- Tecir: Arguvan’ın kuzeyinde yer alan Tecir köyü günümüze yer adı olarak ulaşmıştır. On altıncı yüzyılda 16-55 neferanlı bir köy olan Tecir’in (42) ilk yurdu, Mardin-Kızıltepe-Halep yolu üzerindeki Tecir yöresi olmalıdır. Sözü edilen yol üzerinde Tecir adlı bir han vardı. (43) Tecir topluluğunun kurduğu bir başka köy, Fırat yakınlarındaki Tecirli köyüdür.
21- Yellu: On altıncı yüzyılda Arguvan yakınlarında haneli bir köy olan Yelli, (44) Bozulus Türkmenleri içindeki Yelli obasınca (45) kurulmuş olmalıdır. Kangal Yellice köyünü kuran da bu obadır ve oba Beğdili boyundandır. (46)
22- Çaruk: Eymir’in Çaruk obasınca (47) kurulmuş olan Çaruk köyü, on altıncı yüzyılda 13-44 neferanlı bir yerleşimdi. (48) Çaruk obasının kurduğu bir başka yerleşim, günümüzde Hekimhan ilçesine bağlı olan ancak, Arguvan’a uzak olmayan Çarukpınarı adlı köydür.
23- Beğdiz: On altıncı yüzyılda Doyran köyünün mezralarından birisi Oğuz boylarından olan Beğdiz’in adını taşıyordu. (49)
24- Kınık: Oğuz boylarından Kınık’ın adını taşıyan Kınık adlı üç yerleşim vardır. Bunlardan Tatkınık adını taşıyanı Sünni’dir. Burası, on altıncı yüzyılda Tatlar adlı bir mezra, daha sonra ise Tatlar Kınığı adlı bir köydü ve 34- 64 neferanlıydı. (50) Öteki iki köy ise Ağcakınık ve Küçük Kınık adlarını taşımaktadır ve Alevilerle meskundur. Ağcakınık, on altıncı yüzyılda 11-27 haneli bir köydü. (51) Küçük Kınık ise Atma aşireti köyleri yöresindedir ve on altıncı yüzyıl kayıtlarında adına rastlanmamaktadır. Kınık adını taşıyan bir başka yerleşim Hekimhan’a bağlı olan Başkınık’tır. Arguvan yöresine komşu olan bu köy on altıncı yüzyıl tahrirlerinde Kınık adıyla yer almaktadır. (52)
25- Lek: Bozulus Türkmenleri içindeki topluluklardan olan Lek, (53) Arguvan’ın kuzeydoğusundaki dağlara ad vermiş ve bu dağlarda yaylamıştır.
26- Sülmenli: Arguvan’a bağlı iki köy bu toplulukça kurulmuştur: Yukarı Sülmenli ve Aşağı Sülmenli. Osmanlı kayıtlarında Selmanlı olarak adı geçen ve Rafızi olduğu belirtilen Selmanlu topluluğu (54) ile Sülmenli’nin aynı olduğunu varsayarsak, bu köyleri Halep Türkmenleri içindeki Selmanlılar kurmuş olmalıdır. Tahrir kayıtlarında Selman-ı Ülya olarak adı geçen Yukarı Sülmenli köyü on altıncı yüzyılda 10-39 neferanlı, Selman-ı Süfla olarak adı geçen Aşağı Sülmenli köyü ise 34-61 neferanlıydı.(55) Sülmenli/Selmanlı topluluğunun adaşı olan yerler, Nusaybin’deki Zeynel Abidin zaviyesinin ve köyünün yanındaki Selman köyü ve Selman-ı Pak adlı türbe (56) ile Diyarbakır kırsalındaki Selman adlı iki köydür. (57)
Görüldüğü gibi ele aldığımız 26 yerleşim ve topluluğun kökeni, Alevi erenlerin ve toplulukların ilk yurdu olan Kuzey Mezopotamya’dır. Ayrıca ekleyelim; Arguvan’ın Kızık ve Eymür köylerindeki kutsal balık gölleri de Urfa kökenli olmalıdır

 

 

KAYNAK NOTLARI
Açıklama: Yukarıda adı geçen köylerin ayrıntılı tarihi ve on altıncı yüzyılda bu köylerde yaşayan neferan ( on yaşından büyük erkek ) adları için Anadolu Aleviliğinin Sosyal ve Coğrafi Kökenleri adlı kitabıma bakmalıdır.
Köylerdeki neferan sayısının ilk bölümü 1519 yılı, ikinci bölümü ise 1560 yılındaki tahrir kaydındaki bilgileri ifade eder.
1- RAMSAY, E; Küçük Asya’nın Tarihi Coğrafyası, s:379
2- UMAR, Bilge; Türkiye’de Tarihsel Yer Adları, ilgili madde
3- GG ( Göknur GÖĞEBAKAN), XVI Yüzyılda Malatya Kazası, s: 257
4- M. Salih ERPOLAT, Diyarbekir Beylerbeyliğindeki Yer İsimleri, basılmamış doktora tezi s: 134-135; Nejat GÖYÜNÇ, XVI Yüzyılda Mardin Sancağı, s: 45
5- Refet YİNANÇ; Mesut ELİBÜYÜK, Malatya Tahrir Defteri, s: 59 vd.
6- Suavi AYDIN, Mardin, Aşiret Devlet, s: 8
7- Tufan GÜNDÜZ, Anadolu’da Türkmen Aşiretleri, s: 74
8- Malatya Tahrir Defteri, s: 191
9- AKSÜT Hamza, Anadolu Aleviliğinin Sosyal ve Coğrafi Kökenleri, s: 36, 37, 50, 103, 229, 276, 331
10- Malatya Tahrir Defteri, s: 190
11- N. GÖYÜNÇ, s: 76
12- Tufan GÜNDÜZ, ATA, s: 102
13- Hamza AKSÜT, aynı yapıt, 106, 246
14- Malatya Tahrir Defteri, s: 123
15- Ebu Bekr-i Tihrani, Kitab-ı Diyarbekriyye, s: 120, 169, 177, çeviren Mürsel ÖZTÜRK
16- M. İLHAN, Some Notes on the Settlements and Population of the Sancak of Amid to the 1518 Cadastral Survey, Tarih Araştırmaları Dergisi, sayı: 25, ilgili harita; T. GÜNDÜZ, S: 76
17- M. Salih ERPOLAT, S: 161; T. GÜNDÜZ, s: 71-72, 157, 161
18- H. AKSÜT, Baba Resul Olayının İki Önderinin Kimlikleri, Gazi Üni. Hacı Bektaş-ı Veli dergisi, 2003/1
19- Malatya Tahrir Defteri, s: 182
20- Aynı yapıt, s: 175-176
21- T. GÜNDÜZ, s: 159
22- M. S. ERPOLAT, s: 137
23- Malatya Tahrir Defteri, s: 184; GG, 241
24- GGöğebakan, s:404
25- M.S. ERPOLAT, 161; T. GÜNDÜZ, s: 159
26- M. S. ERPOLAT, s: 161
27- Aynı yapıt, aynı yer
28- G. Göğebakan, s: 236
29- M. S. ERPOLAT, s: 161
30- Aynı yapıt, s: 153
31- GG, s: 238
32- H. AKSÜT, Abdal Musa’nın Kimliği, Cem dergisi, 2003/1
33- Kitab-ı Diyarbekriyye, s: 280, 329, 348, 349; Faruk Sümer, Safevi Devletinin Kuruluşunda Anadolu Türklerinin Rolü, s: 29
34- Faruk SÜMER, Oğuzlar, 224
35- Malatya Güneş TV arşivi, 1998
36- M. S. ERPOLAT, s: 153; T. GÜNDÜZ, s: 156
37- GGÖĞEBAKAN, s: 227
38- Suavi AYDIN..., Mardin, Aşiret, Devlet, s:8
39- M. S. ERPOLAT, s: 126, N. GÖYÜNÇ, s: 63, M. İLHAN, ilgili harita
40- H. AKSÜT, s: 142-147
41- G. GÖĞEBAKAN, s: 234, 238
42- Aynı yapıt, s: 238
43- M. İLHAN, ilgili harita
44- G. GÖĞEBAKAN, s: 244
45- T. GÜNDÜZ, s: 103
46- H. AKSÜT, Şeyh Şazeli Ocağının Sosyal Ve Coğrafi Kökeni, Yol dergisi, Hüseyin Gazi Derneği yayın organı, sayı: 16
47- Faruk SÜMER, Oğuzlar, s: 254
48- G. GÖĞEBAKAN, s: 227
49- Malatya Tahrir Defteri, s: 184
50- G. GÖĞEBAKAN, s: 244
51- Aynı yapıt, s: 234
52- H. AKSÜT, aynı yapıt, s: 302-305
53- T. GÜNDÜZ, s: 89
54- G. GÖĞEBAKAN, s: 203
55- Aynı yapıt, s: 225
56- M. S. ERPOLAT, s: 154
57- M. İLHAN, ilgili harita